HABER DETAYI

Ağustos 5, 2023 7:38 pm

Ağrı Gezi Rehberi

Ağrı Gezi Rehberi

Ağrı Gezilecek Yerler

Paleolitik çağa dayanan tarihi ile Ağrı medeniyetleri üzerinde misafir etmiştir. Hititlerin topraklardan kaybolup gitmesi ile M.Ö 14. yüzyılda Hurriler ortaya çıkmıştır. Sonrasında Urartular, Persler, Makedonlar, Romalılar ve Bizanslar burada barınmışlardır. Konumundan dolayı sürekli istila edilmiştir. 11. yüzyılda Selçuklu Devleti’nin himayesi altına girmiştir. Osmanlı zamanına kadar yine birçok devlet üzerinde uzun yıllar kalmıştır. Yakın tarihte Ruslar işgal etmiş ve bu işgal 1921 Kars Anlaşması sayesinde son bulmuştur. İl Ağrı olmadan önce Şorbulak, Karakilise, Karaköse, Ararat gibi adlar almıştır.

 

Ağrı’da Görülmesi Gereken 5 Önemli Yer

 

İshak Paşa Sarayı: Ağrı gezi rehberi içerisinde İshak Paşa Sarayı ilk gidilip görülmesi gereken yerlerden birisidir. Doğubayazıt ilçesinin kuzeyinde yer alan dağın yamacına yapılmıştır. İnşasını 1685’de Çolak Abdi Paşa başlatmış, 1784’te oğlu İshak Paşa da tamamlatmıştır. 99 yılda yapıldığı için farklı kültürlere maruz kalmıştır. Bu sebeple mimarisinde Osmanlı’nın, Selçuklu’nun ve Farsların izlerini taşımaktadır. İki avlusu olan devasa yapı 7600 metrekarelik bir alana yayılmıştır. İçerisine camiler, taçkapılar, misafir odaları, zindan ve daha birçok bölüm yapılmıştır. Rus askerleri sarayı I. Dünya Savaşı’nda kışla olarak kullanmıştır. Yapımında kullanılan malzemelerden birisi de Ağrı Dağı’ndan getirilen siyah taşlardır. Büyük emeklerle yapılan saray Osmanlı’nın Topkapı Sarayı’ndan sonraki en önemli mimari eseri sayılmaktadır.

 

Ağrı Dağı: Ağrı’dan adını alan, efsanelere konu olan, 5137 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek dağıdır. Büyük Ağrı Dağı’nın zirvesine Atatürk Zirvesi küçük Ağrı Dağı’nın zirvesine İnönü Zirvesi denmiştir. Ülkemizin en büyük buzulu volkanik olan dağın tepesindedir. 1840’dan bu yana harekete geçmediği için sönmüş volkanik dağ olarak nitelendirilmiştir. Kutsal kitaplarda da ismi geçmektedir fakat Ağrı olarak değil Ararat, Cebel Ül Haris ve Kuh-i Nuh olarak yer almaktadır. Bilimsel olarak kanıtlanamamasına rağmen efsaneye göre Nuh’un gemisi büyük tufanda dağın tepesine oturmuştur. Dağ tırmanmayı seven dağcıların ilgi odağıdır. Bir dönem tırmanış yasaklanmış sonrasında yasak kaldırılmıştır.

 

Diyadin Kaplıcaları: Diyadin’e 5 kilometre uzaklıktadır. Diyadin Kaplıcaları; Tunca, Yılanlı, Köprü ve Davut kaplıcaları olmak üzere geniş alana yayılmıştır. Davut ile Köprü sularının içeriği birbirine benzemektedir. Murat Nehri üzerinde tortuları köprü oluşturduğu için kaplıcaya Köprü adı verilmiştir. Termal suların sıcaklı 70-72 derece arasında değişmektedir. İçerisinde kalsiyum, bikarbonat, sülfat, kükürt, karbondioksit gazı ve klorür barındırdığı için şifalı kabul edilmektedir. Romatizma, kemik hastalıkları, cilt hastalıkları gibi rahatsızlıklara iyi gelmektedir.

 

Buz Mağarası: Küçük Ağrı Dağı’nın eteklerinde Hallaç’a 3 kilometre uzaklıktadır. Mağara elips biçiminde, 8 metre derinlikte, 50 metre genişliğinde ve yaklaşık 100 metre uzunluğundadır. İçerisinde dikitler, kayalar ve bazalt lavlar bulunmaktadır. Orada yaşayan insanların Buzluk dediği mağara civardaki yerleşkelerin su ihtiyacını karşılamaktadır. Işıkla buz parçaları buluşunca ortaya büyüleyici bir renk şöleni çıkmaktadır. Mağaranın ilgi çekici özelliklerinden birisi ise içinin kışın sıcak yazın soğuk olmasıdır.

 

Hamur Kümbeti: Hamur ilçesinde yer almaktadır. Giriş kapısının üstündeki kitabe sayesinde sadece 1802’de yapıldığı bilinmektedir. Kesin olmasa da Mir İbrahim Paşa’nın çocukları için yaptırdığı söylenmektedir. Selçuklu ve Osmanlı’nın kümbetlerinden farklı bir yapıya sahip olmasına rağmen planı Kırşehir’deki Âşık Paşa Türbesi ile benzerlik göstermektedir. Kümbette İshak Paşa’nın, torunlarının ve ailesinin mezarları bulunmaktadır. Dikdörtgen biçiminde yapılmış, dıştan balık sırtı şekline benzemektedir. Dört sıra bazalt ve kesme taş ile inşa edilmiştir.

 

Ne Yenir?

 

Ağrı gezi rehberi yenilebilecek yemekler bölümüne yazılacak çok fazla yemek bulunmaktadır. Özellikle gosteberg buğulama, hasuda, çiriş ketesi, abdigor köfte Ağrı’ya has yemeklerden bazılarıdır. Hasuda tatlı olarak yemekten sonra yenilen şerbetli ve unlu bir yiyecektir. Gosteberg buğulama özel günlerde yapılan, hayvan postu içerisinde toprağın altında pişirilen, gosteberg otu eklenilen bir et yemeğidir. Çiriş ketesi Ağrı’da bulunan çiriş bitkisiyle yapılan hamur işidir. Abdigor köfte ise etin dövülerek köfte haline getirilmesiyle yapılan ana yemeklerdendir. Ek olarak Ağrı balı da mutlaka yenmelidir.

 

Ne Alınır?

 

Keçilerden elde edilen tiftik temizlenir sonrasında iplik haline getirilir. İpliklerle çoraplara desenler verilir. İşte el yapımı tiftik çoraplar özellikle kış için alınabilecek el emeği göz nuru hediyelerden birisidir. Ağrı’nın meşhur lezzetlerinden olan otlu peynir ile tadı damakta kalan Ağrı balı gezi dönüşünde alınabilecek yiyeceklerdendir. Dokuma kilimler, dokuma halılar evlere Ağrı’nın havasını getirecek eşyalardandır.

 

Ağrı Yapmadan Dönme

 

Ağrı gezi rehberi Ağrı’ya gidilip Ağrı’nın temsilcisi Ağrı Dağı’nın görülmeden dönülmemesini önermektedir. Abdigor köfte, oldukça lezzetli gosteberg buğulamanın mutlaka tadına bakılmalı, hasuda yiyerek ağızlar tatlandırılmalıdır. Geri dönüşte hediye için sıcacık tutan tiftik çorapları alınmalı, otlu peynir ile bal mutfaklarda bulunmalıdır. İshak Paşa Sarayı’na gidilip gezilmeden, eşsiz manzaranın tadı çıkarılmadan dönülmemelidir. Ayrıca Diyadin Kaplıcaları’na gidilmeden, şifalı suyun içerisine girilmeden gezi tamamlanmamalıdır.

 

HABERE YORUM YAP

HABERE YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.